Kanser tedavisi · s. 188
”Kanser tedavisi görürken nasıl iyi beslenirim?”
Dr. İlyas Şahin · ~4 dk okuma
Kitaptan · · Son güncelleme:
Konu: Beslenme ve kanser
Aslında kanser hastaları için özel bir diyet yoktur. Beslenme ihtiyaçları, kanser türü, tedavi planı ve genel sağlık durumuna göre değişir. Ancak dengeli ve sağlıklı bir diyet, kanser hastalarının güçlerini ve enerjilerini korumalarına, bağışıklık sistemlerini desteklemelerine ve tedaviye bağlı yan etkileri azaltmalarına yardımcı olabilir. Kanser hastaları, farklı çeşitte yiyecekler tüketmeli, bol miktarda sebze, meyve ve tam tahıllı ürünler yemeli, işlenmiş ve yağlı etlerin tüketimini sınırlandırmalı, sağlıklı bir kiloda kalmalı ve ihtiyaçlarına göre protein, yağ, karbonhidrat, su, vitaminler ve mineraller içeren yiyecekler tüketmelidir. Beslenme konusunda uzman bir diyetisyene danışmak önemlidir.
PROTEİN Büyümek, vücut dokularını onarmak ve bağışıklık sistemimizi güçlendirmek için proteinlere ihtiyacımız vardır. Vücudunuz yeterince protein almadığında, ihtiyacı olan enerji için kaslarınızı parçalayabilir. Bu durum iyileşme sürecini uzatabilir ve enfeksiyona karşı direnci azaltabilir. Kanser hastalarının genellikle normalden daha fazla protein alması gerekmektedir. Cerrahiden, kemoterapiden veya radyasyon terapisinden sonra, dokuların iyileşmesine ve enfeksiyonla mücadeleye yardımcı olmak için genellikle ek protein gereklidir. İyi protein kaynakları arasında balık, tavuk, az yağlı kırmızı et, yumurta, az yağlı süt ürünleri, fındık ve fındık ezmesi, kuru fasulye, bezelye ve mercimek ve soya yiyecekleri bulunur.
KARBONHİDRATLAR Bazı yerlerde kanser hastaları için sıkça dile getirilen “sakın şeker yemeyin” tavsiyesi doğru değildir. Bu, “şeker kanseri büyütür” iddiasına dayanmakta olup güçlü kanıttan uzaktır. Karbonhidratlar, vücudun enerji ihtiyacının büyük kısmını karşılayan besinlerdir. Karbonhidratlar, vücudun fiziksel aktiviteleri ve organ fonksiyonlarının düzgün bir şekilde işlemesi için gerekli yakıtı sağlar. Meyve, sebze ve tam tahıllı ürünler gibi en iyi karbonhidrat kaynakları aynı zamanda ihtiyaç duyulan vitaminler, mineraller, lif ve fitonutrientleri de içerir. (Fitonutrientler, yaşam için gerekli olmayan ancak sağlığı destekleyebilen bitkisel gıdalardaki kimyasal maddelerdir.) Lif, vücudun sindiremediği bitki gıdalarının bir parçasıdır. İki tür lif vardır.
Çözünmeyen lif, yiyecek atığını vücuttan hızlı bir şekilde çıkarırken, çözünür lif, dışkıdaki su ile birleşerek dışkının yumuşak kalmasına yardımcı olur. Ekmek, patates, pirinç, makarna, mısır, bezelye ve fasulye gibi diğer karbonhidrat kaynakları da bulunmaktadır. Tatlılar (tatlılar, şekerleme ve şekerli içecekler), karbonhidrat sağlayabilir ancak içerdikleri vitamin, mineral ve fitonutrientler çok azdır. Tabii ki fazla karbonhidrat alımı iyi değildir ancak bu, karbonhidratlar tamamen yasak anlamına gelmemelidir. Bazen kanser hastalarının çok sevdikleri baklavadan tamamen mahrum edilmesi doğru olmayan bir yaklaşımdır.
YAĞLAR Yağlar, vücut için önemli bir enerji kaynağıdır ve ayrıca enerjiyi depolamak, vücut dokularını izole etmek ve bazı vitaminlerin taşınmasını sağlamak için kullanılır. Doymamış yağlar (örneğin, zeytinyağı, kanola yağı ve fıstık yağı) ve çoklu doymamış yağlar (ayçiçeği, mısır ve keten tohumu yağları ve deniz ürünleri) daha sağlıklıdır. Doymuş yağlar ve trans yağlar, özellikle kalp sağlığı ve kolesterol seviyesi için zararlıdır. Günlük kalorinin %10’undan azı doymuş yağlardan gelmelidir. Trans yağlar, hazır fastfood yiyeceklerinde ve fırınlanmış ürünlerde yaygın olarak bulunur ve sağlık açısından zararlıdır. Mümkün olduğunca trans yağlardan kaçınmayı tavsiye ediyoruz.
VİTAMİN/MİNERALLER Vitaminler ve mineraller vücudun düzgün çalışması ve gıdaların enerjisinin kullanılması için gereklidir. Dengeli bir diyet yeterli miktarda vitamin ve mineral sağlar. Ancak kanser tedavisi gören kişilerde, özellikle yan etkileri varsa, dengeli bir diyet zor olabilir. Vitamin eksikliği oluşması durumunda doktorunuza danışmanız gerekir. Burada vurgulamak gerekir ki vitamin desteği adı altında alınan takviyelerin büyük dozlarda alınması zararlı olabilir. Doktorunuzun önerisiyle, günlük değerin %100’ünden fazla vitamin veya mineral içermeyen bir takviye seçmek daha doğru olacaktır.
ANTİOKSİDANLAR Antioksidanlar A, C ve E vitaminleri; selenyum ve çinko ve bazı enzimlerdir. Serbest radikalleri (yıkıcı moleküller) emen ve bağlayan bazı enzimler onların normal hücrelere saldırmalarını önler. Daha fazla antioksidan almak istiyorsanız, antioksidan açısından zengin olan meyve ve sebzelerin çeşitli türlerini tüketmenizi öneriyoruz. Ancak kemoterapi veya radyasyon terapisi alırken, yüksek dozda antioksidan takviyeleri veya vitamin takviyesi yapmak tavsiye edilmez (detaylı başka bir seride incelendi) ve kanser tedavisinin etkisini azaltma ihtimalinden endişe edilir.
BİTKİSEL ÜRÜNLER Birçok bitkisel ürünün kullanımı güvenli ve zararsız olabilse de bazıları ciddi zararlı yan etkilere neden olabilir. Bazen kanser tedavileri ve ameliyat sonrası iyileşme sürecini bile engelleyebilir. Eğer bitkisel ürünler kullanmak istiyorsanız, önce kanser doktorunuza danışın. Birçok insan, gıda takviyelerinin güvenli olduğuna ve işe yaradığına inanır. ABD Gıda ve İlaç İdaresi (FDA), takviyelerin etiketinde iddia edilen içerikleri içerdiklerinden emin olmak için belli kurallar koymuştur, ancak takviyenin güvenliği ve vücut üzerindeki etkileri hiçbir FDA kuralı tarafından ele alınmamaktadır. FDA, bu ürünlerin üreticilerini olası yan etkileri etiketlerinde yazdırmaya zorlayamaz. Ve FDA, bir diyet takviyesini veya bitkisel ürünü sadece ürünün güvensiz olduğunu kanıtlarsa piyasadan çekebilir. Kontrolün sıkı olmaması ilaç olarak satılmadıklarından ileri gelir ve bu, kanser hastalarında aslında daha tehlikeli olabilir.
SU Su insan sağlığı için hayati öneme sahiptir. Tüm vücut hücreleri suya ihtiyaç duyar ve fonksiyonlarını yerine getirebilmek için yeterli miktarda sıvı alınması gerekir. Kusma veya ishal gibi durumlarda sıvı kaybı yaşanabilir ve vücut susuz kalabilir. Bu durumda, vücuttaki sıvı ve mineraller dengesiz hale gelebilir ve ciddi sağlık sorunlarına yol açabilir. Sıvı ihtiyacı, besinlerden alınan su ve günde yaklaşık 2 litre sıvı tüketimi ile karşılanabilir. Özellikle kusma, ishal veya az beslenme durumunda, ekstra sıvı tüketimi gerekebilir. Unutmayın ki, sıvı hedeflerinize çorba, süt ve çay gibi tüm sıvılar dahildir.
Kaynak
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.