Kanser tedavisi · s. 161
“...Kanser değil kemoterapi öldürür...” iddiası doğru mu? Bilim karşıtlarının hedefi olan “kemoterapi, kanseri mi yoksa hastayı mı öldür?” sorusunun cevabı nedir?
Dr. İlyas Şahin · ~3 dk okuma
Kitaptan · · Son güncelleme:
Kemoterapi, bir kanser için birincil tedavi olarak tek başına veya cerrahi, radyasyon tedavisi, hedefe yönelik tedavi veya immünoterapi gibi diğer tedavilerle kombinasyon halinde kullanılabilir. Vücut dokuları milyarlarca bireysel hücreden oluşur ve bunların çoğu olgunlaştıktan sonra bölünemez ve çoğalamaz. Yalnızca hasarı onarmaları gerektiğinde bölünürler. Hücreler bölündüğünde ise 2, 4, 8 olarak, yani sayıları katlanarak çoğalır.
Kemoterapi, 2 yeni hücreye bölünme sürecinde olan hücreleri öldürür. Kanserde hücreler, kontrolsüz ve sınırsız bölünmeye devam ederler. Kanser hücreleri, çoğu normal hücreden çok daha hızlı bölündükleri için kemoterapinin onları öldürme olasılığı çok daha yüksektir. Kanser hücreleri Normal hücreler

Kemoterapi ilaçlarının bölünen hücreleri öldürmesi, sürekli yeni hücre üreten sağlıklı vücut dokularını da etkiler ve bunun sonucunda yan etkiler ortaya çıkar; sürekli uzayan saçları, sürekli kan hücreleri üreten kemik iliğini, sürekli kendini yenileyen cilt ve sindirim sistemi kanalını döşeyen hücreleri etkileyebilir. Bu yüzden genellikle geçici olan saç dökülmesi, kan değer düşüklüğü, ciltteki ve sindirim sistemindeki şikayetler görülebilir. Ancak normal hücreler, kemoterapiden zarar gören sağlıklı hücrelerin yerini alabilir ve doku hasarını onarabilirler. Yani hücrelere verilen hasar genellikle uzun sürmez ve kalıcı değildir.
Kemoterapinin kanserinizi iyileştirme şansı, sahip olduğunuz kanserin türüne bağlıdır. Bazı kanser türlerinde çoğu insan kemoterapiyle iyileşir. Diğer bazı kanser türlerinde ise daha az insan fayda görür. Kemoterapinin çok işe yaradığı kanser örnekleri testis kanseri ve lenfomadır.
Bazı kanserlerde kemoterapi kanseri tek başına tam olarak tedavi edemez. Ancak diğer tedavi türleri ile kombinasyon halinde kullanıldığında tedaviye yardımcı olabilir. Örneğin, meme veya bağırsak kanseri olan birçok kişi, kanserin geri gelme riskini azaltmaya yardımcı olmak için ameliyattan sonra kemoterapi alır.
Bazı kanserlerde (örneğin ileri evre pankreas kanseri) tam olarak iyileştirici (küratif) bir tedavi mümkün değilse bile, doktorunuz yine de aşağıdaki hedeflere yönelik olarak kemoterapi önerebilir:
1. Kanseri küçültmek
2. Kanser semptomlarını (belirtilerini) hafifletmek
3. Kanseri kontrol altına alarak daha uzun bir yaşam sağlamak.
Kanser tedavilerinin yıllar içinde gelişmesi ile kanserli hastaların yaşam süreleri çok uzamıştır ve uzamaya da devam etmektedir. Kanser çeşidine göre başarı oranları farklıdır. Kansere bağlı ölüm oranları, kansere karşı ilerlemenin insidans veya hayatta kalma oranlarından daha iyi bir göstergesidir çünkü tespit uygulamalarındaki değişikliklerden kaynaklanan önyargılardan daha az etkilenirler. Şekilden 2020’ye kadar kanser ölümlerindeki genel düşüşün %33 gibi net bir oran olduğunu görebilirsiniz. (1).

Grip için tedavi almasanız da vücudunuz sonunda gribi yenecektir. Ancak kanser için bu kesinlikle yanlıştır. Kariyerinde kanser çalışması yapmayıp kanıttan yoksun takviyeleri size önerenlerin, hiç motor görmeden bozulan motorun nasıl tamir edileceğini tavsiye edenden farkı olabilir mi? Sağlık gibi ciddi bilimsel veri ve tecrübe isteyen hayati bir meselede, uzmanı olmayanların konuşması çok tehlikelidir ve sorumluluk gerektirir. Kendi sağlığınız için tedavi tercihi tabii ki sizindir ancak bilgimiz olmadan başkalarının sağlığına kasıt, büyük mesuliyettir.
Sonuç olarak; kemoterapi kanseri öldürmek için kullanılan bir tedavi yöntemidir, ancak bazı durumlarda kanserin ilerlemesini yavaşlatmak veya semptomları hafifletmek için de kullanılabilir. Kemoterapinin yan etkileri olabilir, ancak onkolog doktorlar, hastanın yaşam kalitesi ve kanserin tedavi edilebilirliği gibi faktörleri dikkate alarak tedavi planını belirlerler. Kanserin kendisi, tedavi edilmediğinde ise maalesef hayatı tehdit eden ciddi bir hastalıktır.
Kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.