Dr. İlyas Şahin Medikal Onkolog
← Kitap

Kanser tedavisi · s. 167

Birileri kanserin tedavisini saklıyor olabilir mi? İlaç şirketlerinin kanser ilaçlarından kar elde etmek için kanserin çaresini saklaması mümkün müdür?

Dr. İlyas Şahin · ~3 dk okuma

Kitaptan · · Son güncelleme:

The European Sting | 12 July 2019

Kanser araştırmalarını temsil eden illüstrasyon
Kitaptan, s. 167

Kanser, 100’den fazla farklı çeşidi olan hastalıklar bütününü içerir. Kanser türleri, nedenleri ve büyüme ve yayılma biçimlerine göre önemli ölçüde farklılık gösterir. Kanserde “ahkam kesen”, mucizevi tedaviler(!) önerenlerin kanseri tek hastalık gibi işlemesi içler acısı bir hal olup, bu kompleks hastalıklar dizisini bilmekten aciz olduklarına işarettir. Kanserin karmaşıklığı, tek bir tedaviyi ile tüm kanserlerin tedavi edilmesini neredeyse imkansız kılmaktadır.

Kanser sağkalım oranları son 40 yılda ikiye katlandı ve gelişmeye devam ediyor. Özellikle ileri evre bazı kanserlerde tamamen tedavi mümkün olmasa da, yaşam süreleri artmıştır. Ve bu, yıllar boyunca yürütülen kanser araştırmaları sayesinde elde edilmiştir.

“Tek bir evrensel kanser tedavisi”nin bilimsel imkansızlığı bir yana, böyle bir tedaviyi saklamak da ekonomik anlam ifade etmez. Büyük ilaç şirketleri yeni ilaçların geliştirilmesine milyarlarca dolar yatırım yapıyor. Eğer içlerinden biri sihirli iksiri bulmuş olsaydı, Elon Musk’ı çok geride bırakırdı.

İlacın araştırma ve üretim süreçlerinde çok sayıda insan yer almaktadır. Bu kadar insanın gerçekten böyle müthiş bir sırrı saklayabililmesi çok zor olurdu. COVID-19 salgınının ilk vakalarını saklamaya çalışan Çin gibi kapalı sistem bir devletin bile bu sırrı çok kısa sürmüştür.

Komplo teorilerinin matematiksel olasılığının incelendiği bir makale, süreçle ilgili kişilerin sayısına bağlı olarak, böyle bir şeyin ortaya çıkarılmasının ne kadar süreceğini tahmin etmek için gerçek keşfedilmemiş tıbbi komploları kullanarak bir model yarattı (1). Özellikle, aşı-otizm “komplo”sunun 3,2 ile 34,8 yıl arasında ve kanser “komplosu”nun 3,2 yıl içinde ortaya çıkması gerektiği öngörülmektedir. Analiz, eğer bu komplo teorileri gerçek olsaydı, bunun çoktan ortaya çıkmış olması gerektiğini vurgulamaktadır.

Bilim insanları/İlaç şirketleri yıllardır kansere bilerek çare bulmuyor” iddiasına karşı gelin bir lösemi çeşidi olan Kronik Myeloid Lösemi (KML, beyaz kan hücrelerinin kanseri) ve aşağıdaki grafiğin anlamını kısaca konuşalım.

Kronik miyeloid lösemide tedavi dönemlerine göre hayatta kalma eğrileri
Kitaptan, s. 169

Hayatta kalma olasılığı Tedavi Dönemi Toplam TKİ 2001-günümüz Ölüm (KML’ye bağlı ölümler) TKİ 2001-bugün tüm ölümler Yıllar Haematologica Vol. 101 No. 5 (2016): May, 2016

Grafikten de görülebileceği gibi, 1980’lerde bu lösemi türüne yakalanan hemen herkes birkaç yıl içinde hayatını kaybediyordu. Imatinib adlı bu kanser türünde önemli bir mekanizma yolunu hedefleyen ilacın keşfiyle bu kanser ölümcül olmaktan çıkmış, hastalar ilaçla on yıllarca yaşayabilir hale gelmiştir. Bu ilaç o kadar devrimseldir ki, genellikle ölüme yol açan bir kanser hastalığını ilaç tedavisi ile kontrol altında tutulabilen kronikl bir hastalığa çevirmiştir. KML tedavisinde imatinib ve benzerlerinin çıkışı, nispeten spesifik olmayan ve sıklıkla toksik ilaçların kademeli olarak, etki mekanizması kesin olarak tanımlanmış daha güvenli ve daha iyi tolere edilen ajanlarla değiştirildiği çeşitli kanserler için yeni bir hassas tıp çağı açmıştır. İlaç şirketlerinin tek amacı para kazanmak olarak düşünülse bile, şirketlerin kazançları yaşamını kaybeden hastalardan değil, bilakis daha uzun yaşayabilen hastalardan elde ederdi.

Bunun gibi her çeşit kanserin kişiye özgü mutasyon ve profilleri çıkarılarak, çok daha gelişmiş tedaviler üzerine çalışılmaktadır. Bazı kanserler için bu süreç, çok daha uzun ve komplekstir. Birilerinin iddialarının aksine birbirinden bağımsız sayısız bilim insanı daha iyi tedavilere için müthiş bir yarış içindedir. Yarışta önde gidenin bundan ticari kazanç sağlaması da doğal bir süreçtir. Kanıtlanmamış ürünleri satanların durumu ise ticaret değil ahlaksızlıktır.

Sonuç olarak; kanserin tedavisi kesinlikle saklanmıyor. İlaç şirketleri de dahil olmak üzere birçok kuruluş, bilim insanları kanser araştırmaları ve tedavileri üzerinde çalışmaktadır.

Kaynaklar

  1. On the Viability of Conspiratorial Beliefs ↩

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.