Dr. İlyas Şahin Medikal Onkolog
← Kitap

Diyet ve kanser · s. 44

Genetiği değiştirilmiş ürünler (GDO) kansere neden olabilir mi?

Dr. İlyas Şahin · ~2 dk okuma

Kitaptan · · Son güncelleme:

Tarımda seçici yetiştirme/üretme, bir türde doğal olarak mevcut olan gen varyantlarını ve doğal üreme sürecini kullanır. Ve arzu edilen özelliklere sahip iki bitki çiftleştirilir, böylece yeni nesil bitkiler bu özelliklere sahip olurlar. Genetik modifikasyon teknolojisi ise, besin kalitesini ve dayanıklılığı artırmak, haşere veya hastalık direncini iyileştirmek ve herbisit (bitki öldürücü ilaçlar) toleransını artırmak amacıyla gıda ürünlerinde kullanılmaktadır. Biyoteknoloji ile bilim insanları, istenen özellikleri elde etmek için bir bitkinin genlerinde doğrudan değişiklikler yapabilirler (1).

Şırıngayla genetiği değiştirilen domatesleri temsil eden görsel
Kitaptan, s. 45

Laboratuvar çalışmaları, bu ürünlerin bileşenlerini ve bunların laboratuvar ve çiftlik hayvanlarındaki etkilerini inceledi. Verilere dayanarak, bilim insanları bu mahsulleri yemenin hayvanların sağlığını etkilemediğini gözlemledi. Şimdiye kadarki çalışmalar ayrıca, bu mahsullerden yapılan gıdaları yemenin kanser, obesite, diyabet, böbrek hastalığı, gastrointestinal problemler, çölyak hastalığı, otizm veya gıda alerjileri üzerine bir etkisini de göstermedi (2).

Genetik modifikasyonu olan mahsullerden yapılan gıdaların tam güvenliğini anlamak için hala yeni çalışmalar gerekiyor. Herhangi bir araştırmayla risk olmadığını kanıtlamak zordur, ancak bilim insanları yeni çalışmalarla kanıtları incelemeye devam etmektedir. FDA, Tarım Bakanlığı ve Çevre Koruma Ajansı (ABD) tarafından kullanılan gıda güvenliğine ilişkin çalışmaların bir kısmı endüstri araştırmacıları tarafından yürütülürken, diğerleri devlet ve üniversite bilim adamları tarafından yürütülmektedir.

Genetik modifikasyon ile oluşturulan bazı ekinler, ekinlere zarar verebilecek böcekleri öldürmek için sentetik kimyasal pestisit uygulama ihtiyacını azalttı. Bu, tarımda çalışan kişilerin zararlı kimyasallara maruz kalmalarını azalttığı için faydalı da olabilir.

Günümüzde yetiştirilen genetiği değiştirilmiş mahsullerin çoğu, besin değeri açısından mühendislik yapılmamış mahsullerle aynıdır. Bununla birlikte, bazı mahsuller, insanların yemesi için daha sağlıklı hale getirmek için genetik olarak değiştirilmektedir. Bir örnek, normal patateslerden daha az akrilamid üreten, genetiğiyle oynanmış bir patatestir. Akrilamid, patatesler yüksek sıcaklıklarda pişirildiğinde ortaya çıkar. Akrilamidin kanser riskini artırdığından şüphelenildiğinden, daha az akrilamid üreten, genetiğiyle oynanmış patates kızartması yemek, normal patates kızartması yemeye kıyasla bu riski azaltacaktır.

Sonuç olarak, eldeki verilerle (birçok iddianın aksine), genetiği değiştirilmiş gıdaların kanser yaptığı kanıtlanmamıştır. Bu yüzden “bunları sakın yemeyin” doğru bir söylem değildir (3). Kansere neden olduğu kanıtlanmış şeyler ve kansere yakalanma riskinizi azaltmak için yapabileceğiniz yine kanıtlanmış birçok şey olduğunu unutmayın. Ve bilinenlere odaklanıp riskinizi düşürebilirsiniz.

Kanser riskinizi azaltmanın 9 yolu: egzersiz, tütünden kaçınma, sağlıklı beslenme, aşı, tarama ve diğerleri
Kaynak: MD Anderson Cancer Center

Kanser riskinizi azaltmanın 9 yolu

Egzersiz yapın Tütünden kaçının Sağlıklı diyetle beslenin Cildiniz Aşı olun Sağlıklı kilonuzu

güvende olsun koruyun

Alkolü sınırlayın Taramadan geçin Aile geçmişinizi öğrenin

Kaynaklar

  1. Assessment of the health impact of GM plant diets in long-term and multigenerational animal feeding trials: a literature review ↩Snell C, Bernheim A, Bergé JB ve ark. · Food and chemical toxicology : an international journal published for the British Industrial Biological Research Association · 2012
  2. Read ↩
  3. Science: once again us expert panel says genetically engineered crops are safe eat ↩

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.