Kanser tarama, tanı ve önlenmesi · s. 141
Prostat kanseri için tarama (PSA kan testi) yaptırmalı mıyım?
Dr. İlyas Şahin · ~3 dk okuma
Kitaptan · · Son güncelleme:
Konu: Kanser taraması
Image by Tonry, C., Finn, S., Armstrong, J. et al./Wikimedia

Prostat kanseri erkeklerin, özellikle yaş ilerledikçe, korkulu rüyasıdır...
Kanda prostat spesifik antijen (PSA) bakılması ile tarama yapılmasının prostat kanserinden ölümlerin sayısını azaltabileceğine dair kanıtlar vardır (1). Ancak, prostat kanseri genellikle(!) çok yavaş büyür ve erkekte hayatı boyunca herhangi bir soruna neden olmayabilir. Bu nedenle, bazı prostat kanserli hastalar kanser tedavisinden faydadan çok zarar görebilir; ve uzun süreli idrar kaçırma ve cinsel işlev bozukluğu gibi yan etkilerinden gereksiz yere acı çekebilirler. Yani, prostat kanserinin kişinin sağlığını veya hayatta kalmasını tehdit etmeyeceği durumlarda, müdahale etmemek daha doğru olabilir. Bu hassas dengeden dolayı, tarama kılavuzlarına göre karar vermeyi öneriyoruz (Farklı dernek kılavuzları olduğunu da vurgulayalım).
Prostat kanseri için ortalama risk taşıyan ve en az 10 yıl daha yaşaması beklenen erkekler için tarama konusu tartışılmaya 50 yaşında başlanmalıdır. Daha yüksek risk altındakiler (erken yaşta prostat kanseri olan birden fazla birinci derece akrabası olanlar:baba, kardeş gibi) için ise 40 yaş daha uygundur.
2018 yılında, Amerika Birleşik Devletleri Önleyici Hizmetler Görev Gücü (USPSTF), 55 ila 69 yaş arasındaki erkekler için prostat kanseri tarama önerileri bildirisini “D” (önerilmez) yerine “C” (mesleki değerlendirme ve hastanın tercihleri doğrultusunda PSA tabanlı tarama seçici olarak önerilir) olarak güncelledi. (USPSTF, 70 yaş ve üstü erkekler için PSA taramasına karşı olmaya devam etmektedir.) Güncellenen öneri, genel popülasyonun yanı sıra, ırk/ etnik köken veya aile öyküsü nedeniyle artmış risk altındakiler için de geçerlidir (2).
PSA kan tarama testi sonucuyla yaşa göre olan tavsiyeler (Amerikan Kanser Derneği) 45-49 YAŞ a. PSA seviyesi 3 ng/mL veya daha yüksekse, erkekler prostat biyopsisi yaptırma konusunda doktorlarıyla konuşmalıdır. b. PSA seviyesi 1 ile 3 ng/mL arasındaysa erkekler her iki ila dört yılda bir başka bir PSA testi için doktorlarını görmelidir. c. PSA seviyesi 1 ng/mL’nin altında ise erkekler 51-55 yaşları arasında
başka bir PSA testi için doktorlarına başvurmalıdır.
50-59 YAŞ a. PSA seviyesi 3 ng/mL veya daha yüksekse, erkekler prostat biyopsisi yaptırma konusunda doktorlarıyla konuşmalıdır. b. PSA seviyesi 1 ile 3 ng/mL arasındaysa erkekler her iki ila dört yılda bir başka bir PSA testi için doktorlarını görmelidir. c. PSA seviyesi 1 ng/mL’nin altındaysa erkekler 60 yaşında başka bir
PSA testi için doktorlarına başvurmalıdır.
60-70 YAŞ a. PSA seviyesi 3 ng/mL veya daha yüksekse, erkekler prostat biyopsisi yaptırma konusunda doktorlarıyla konuşmalıdır. b. PSA seviyesi 1 ile 3 ng/mL arasındaysa erkekler her iki ila dört yılda bir başka bir PSA testi için doktorlarını görmelidir. c. PSA seviyesi 1 ng/mL’den az ise daha fazla tarama önerilmemektedir.
71-75 YAŞ PSA testi yaptırıp yaptırmama konusunda doktorlarıyla konuşmalıdır. Bu karar, geçmiş PSA seviyelerine ve erkeğin genel sağlık durumuna ve hayat beklentisine dayanmalıdır.
76 YAŞ ve üzeri Prostat kanseri taraması 76 yaş ve üstü erkekler için önerilmez. Yüksek bir PSA seviyesi genellikle bir erkeğin prostat biyopsisi olması gerektiği anlamına gelmez. PSA birkaç ay sonra tekrarlanabilir.
Erken prostat kanserleri genellikle semptomlara/şikayetlere neden olmaz, ancak daha ileri kanserler bazen neden oldukları semptomlar nedeniyle bulunur. Olabilecek şikayetler; sabit bir idrar akışı başlatma ve sürdürmede zorluk, idrar damlaması, geceleri çok sık idrara çıkma, ani idrara çıkma ve idrar kaçırma dürtüsü, idrar kesesinin tam boşaltılamaması hissi veya zayıf idrar akışı gibi.
Özetle; kılavuzlar özellikle şikayeti olmayanlar için daha nettir. Şikayet olanlar üroloji uzmanıyla görüşüp ileri tetkik (rektal muayene, biyopsi , görüntüleme vs.) için danışmalıdır. Prostat kanseri tanısı aldıktan sonra ne yapılmalı sorusu ayrı bir tartışma konusudur.
Kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.