Yaşam tarzı, çevre ve kanser · s. 84
Ev temizlik ürünleri kanser yapar mı?
Dr. İlyas Şahin · ~3 dk okuma
Kitaptan · · Son güncelleme:
Sabunlar dahil olmak üzere ev ve temizlik ürünleri genellikle zararlı bazı kimyasallar içerir. “Yeşil” veya “doğal” olarak tanıtılan ürünler bile sağlık sorunlarına neden olabilecek bileşenler içerebilir. Pek çok temizlik malzemesi veya ev ürünü, gözleri veya boğazı tahriş edebilir veya baş ağrısına ve diğer sağlık sorunlarına neden olabilir.
Çamaşır suyu veya çamaşır suyu içeren herhangi bir ürünü asla amonyak içeren herhangi bir temizleyici ile karıştırılmamalıdır. Bu kombinasyondan oluşan gazlar, kronik solunum problemlerine ve hatta ölüme yol açabilir. Peki genel olarak kanserlerle temizlik ürünleri bağlantılı mıdır?
Genelde birden fazla temizlik ürünü kullanırız ve olası kanserojen bileşenlerin sayısı yüzleri bulabilir. Bu bileşenlerin çoğu önemsiz konsantrasyonlarda olsa da risk yoktur denemez. Bazı örnekler bileşenleri kısaca inceleyelim.
Ftalatlar (örn. dibutil ftalat, dietil ftalat): Plastikleri yumuşatmak, kokuları stabilize etmek için kullanılan ve oda spreylerinde bulunabilen bir plastikleştiricidir. DSÖ: 2B (muhtemelen insanlar için kanserojen). Potansiyel meme kanser ilişkisi bildirilmiştir (1).
Klorlu Ağartıcılar-çamaşır suyu (örn. sodyum hipoklorit): Doğrudan kanserojen olduğuna dair kanıt yoktur. Çamaşır suyu kullanıldığında bazı klorlu yan ürünlerin havaya salınabileceğine dair endişeler vardır. DSÖ: 3 (insanlar için kanserojenliği açısından sınıflandırılamaz)
Kristalin silika: Kristalin silika, bazı deterjanlarda bulunan ‘silikat’ yüzey aktif maddelerini üretmek için kullanılan birincil bileşenlerden biridir. Kristal silikanın kansere neden olduğuna dair kanıtlar güçlüdür (2). DSÖ:1 (insanlar için kanserojen)
Etanolaminler (örn. Dietanolamin (DEA), trietanolamin (TEA)): Genellikle çamaşır deterjanları, yıkama sıvıları ve el dezenfektanları gibi temizlik ürünlerinde suda çözünür ve yağlı bileşenleri bağlamak için emülgatör olarak kullanılır. DSÖ Sınıflandırması: 2B (muhtemelen insanlar için kanserojen). Etanolaminlerin insanlarda kanserojen etkilerine dair çok az kanıt vardır ve DSÖ sınıflandırması hayvan çalışmalarına dayanmaktadır (3).
Poliklorlu bifeniller: Deterjanlara doğrudan eklenmez, ancak deterjan bileşenlerinin imalatının bir yan ürünü olarak poliklorlu bifenillerin ortaya çıkma riski vardır. DSÖ: 1 (insanlar için kanserojen). Büyük popülasyon çalışmaları, poliklorlu bifenilleri, melanom, meme kanseri ve Hodgkin dışı lenfoma (lenf kanseri) tanılarıyla ilişkili mesleki bir maruziyet olarak defalarca tanımlamıştır (4).
Bazı örnekleri inceledik. Ancak şunu belirtelim; bir bileşiğin kansere neden olma olasılığını belirlemek zor olabilir. İnsan denemeleri olmadan muhtemel risk, laboratuvar sonuçlarından, teorik mekanizmalardan ve retrospektif epidemiyolojik çalışmalardan sadece tahmin edilir.
Bir bileşik ya da madde için DSÖ sınıflandırması 1, 2A veya 2B görüyorsanız, yeterli konsantrasyonlarda makul bir kanser riskidir ve mümkünse maruz kalma azaltılmalıdır. Bir bileşiğin kansere neden olmadığını söylemek ise çok daha da zordur.
Yaşamımızda maruz kaldığımız, kanser riskimizi etkileyen çok sayıda değişken vardır. Temizlik ürünlerinin kanser sıklığı üzerindeki rolünü ve daha da önemlisi, hangi bileşenlerin farklı popülasyonlarda belirli kanser riskini artırdığını belirlemek inanılmaz derecede zordur.
Sonuç olarak; insanlara, “hiçbir ticari temizlik ürünü kullanmayın” tavsiyesi makul bir tavsiye değildir. Bu tavsiye “Cep telefonu kullanmayın” demekten farklı olmayacaktır. Ancak riski azaltmak mümkündür. Riski azaltmanın en pratik yolu, temizlik ürünlerini idareli kullanmak, mümkünse daha hafif alternatifler kullanmak, havalandırmaya özen göstermek, direk cilt temasından ya da koklamaktan kaçınmak ve her zaman üreticinin üründe belirttiği tavsiyelere uymaktır.
Kaynaklar
Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.