Dr. İlyas Şahin Medikal Onkolog
← Kitap

Tıbbi sorunlar, tedaviler ve kanser · s. 105

Stres kanser riskini arttırır mı?

Dr. İlyas Şahin · ~2 dk okuma

Kitaptan · · Son güncelleme:

Stres, vücudunuzun sistemlerinin işleyişi üzerinde derin bir etkiye sahiptir. Kısa süreli stres endişelenecek bir durum olmasa da, haftalar/aylar süren yoğun stres sağlıklı kalmanızı zorlaştırabilir. Stresin, vücudu kansere karşı daha elverişli hale getirdiği şüphesi mevcuttur. Stresin direk kanser riskini arttırdığını gösteren güçlü kanıt mevcut değildir ancak uzun süreli stres, bağışıklık sisteminizi zayıflatabilir ve sizi kanser gibi hastalıklara yatkın hale getirebilir.

Bir meta-analiz (1), iş yükü olarak ölçülen ve tanımlanan, işle ilgili stresin genel kanser riski ve kolorektal, akciğer, meme veya prostat kanseri riski ile ilişkili olup olmadığını araştırdı. Çalışma, kanseri olmayan ve 12 yıl boyunca takip edilen 17-70 yaşları arasındaki 116.056 erkek ve kadını içeren 12 Avrupa kohort çalışmasını inceledi. İş yükü kategorileri ile kanser riski arasında bir ilişki olduğuna dair net bir kanıt bulunamadı.

İngitere’de 1783 meme kanseri vakası ile 106.000 kadının katıldığı prospektif bir kohort çalışmasında (2) kayıt sırasında toplanan stres değişkenlerine göre analiz yapıldı. Ancak bu büyük çalışma, meme kanseri riskinin, algılanan stres seviyeleri veya önceki 5 yıldaki olumsuz yaşam olayları veya çocukluk ve ergenlik döneminde ebeveyn kaybı ile ilişkisi için tutarlı kanıtlar göstermedi.

Pek çok araştırma, stresin farelerde kanserin büyümesine ve yayılmasına neden olabileceğini gösterse de, çalışmalar stres ile insanda kanser sonuçları arasında net bir bağlantı göstermedi. Burada şunu vurgulamak gerekir ki stresi tanımlamak ve ölçmekle ilgili zorluklar da dahil olmak üzere çeşitli nedenlerle insanlarda stresi incelemek oldukça zordur.

Araştırmacılar uzun süredir stres ve kanser arasında bir bağlantı olabileceğinden şüpheleniyorlar. Yakın tarihli bir araştırma (3), stres hormonlarının tedaviden sonra vücutta kalan uykudaki kanser hücrelerini uyandırabileceğini düşündürmektedir.

Farelerde yapılan deneylerde, bir stres hormonu, bağışıklık hücrelerinde bir zincirleme reaksiyonu tetikleyerek uyku halindeki kanser hücrelerinin uyanıp tekrar tümör oluşturmasına neden oldu (bu durum insanda henüz kanıtlanmadı). Ancak bu insanda kanıtlansa bile stresliyseniz, bu kanserinizin illa geri geleceği anlamına gelmez. Uyuyan hücreleri uyandırmanın birçok farklı yolu olabilir.

2019’da yapılan bir araştırma (4), stres hormonlarının kanseri destekleyen bağışıklık hücrelerinin sayısını artırabileceğini gösterdi. Bu sonuç, stresin yalnızca uyuyan tümör hücrelerini uyandırmakla kalmayıp, aynı zamanda büyümeleri için uygun ortamı sağladığı anlamına da gelebilir.

Stresi hepimiz farklı derecelerde yaşıyoruz. Ancak aynı zamanda strese farklı şekillerde tepki veriyoruz. Bu, bir kişinin günlük rutininde kanser riskini etkileyebilecek değişikliklere yol açabilir.

Özellikle kanser riskiniz söz konusu olduğunda, stresin muhtemel olumsuz sonuçlarını anlamak önemlidir. Kendimizi stres kaynaklarından tam olarak kurtaramasak bile, onu yönetmeyi ve olası etkilerini minimuma indirmeyi öğrenmeliyiz

Kaynaklar

  1. BMJ (başlık alınamadı) ↩
  2. Psychological stress, adverse life events and breast cancer incidence: a cohort investigation in 106,000 women in the United Kingdom ↩
  3. Reactivation of dormant tumor cells by modified lipids derived from stress-activated neutrophils ↩Perego M, Tyurin V, Tyurina Y ve ark. · Science Translational Medicine · 2020
  4. β2 adrenergic receptor–mediated signaling regulates the immunosuppressive potential of myeloid-derived suppressor cells ↩

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.