Dr. İlyas Şahin Medikal Onkolog
← Kitap

Kanser nedir? · s. 20

“Kanser önemli bir hastalık değil, grip gibi vücudun savunma sisteminin çöktüğünü gösteren bir hastalıktır” iddiası doğru mu?

Dr. İlyas Şahin · ~3 dk okuma

Kitaptan · · Son güncelleme:

Bağışıklık sisteminiz, size zarar verebilecek herhangi bir yabancı maddeyi tanımak ve yok etmek (veya en azından kontrol altında tutmak) için tasarlanmıştır. Yani vücudumuzu bir ülkeye benzetirsek immün sistemimiz bu ülkenin ordusudur. Dışardan sızmaya çalışan yabancı düşmanlara (bakteri ve virüs gibi) karşı sürekli tetiktedir.

Grip gibi durumda geçici olarak düşman ülkenize sızsa da kısa sürede kontrol sağlanır ve hastalık iyileşir. Siz de ateş, aksırık ve burun akıntısı şeklinde bu savaşı hissedersiniz. Ordunuz çökmemiş, sadece bir mücadele yaşanmıştır. Hatta bu ordunuzun kendini yenilemesi ve eğitimi için bir fırsattır.

Kanser hücreleri ise aslında normal hücre (yerli vatandaş) iken, sonradan farklı sebeplerle normal olmaktan çıkar (vatana ihanet eden hainler misali). Ve bazı zaman bu yerli düşmanı ordunuz (yani savunma sisteminiz) algılamakta zorlanabilir ve yayılmasına istemeden izin verir. Örneğin; size meme kanseri teşhisi koyulduysa, bağışıklık sisteminizin kanseri neden durdurmadığını anlamak isteyebilirsiniz. Bağışıklık sisteminizin zayıf olup olmadığını bile merak edebilirsiniz.

Ancak meme kanserine yakalanmanız bağışıklık sisteminizin illa zayıf olduğu anlamına gelmez. Aksine, kanser hücrelerinin bağışıklık tepkisinden kaçınmasına yardımcı olan faktörler vardır, yani yerli düşman sandığınızdan çok daha akıllı olabilir.

Bir kanser hücresi normal, sağlıklı bir hücre olarak yaşamına başlar; erken kanser hücreleri normal hücrelerden çok farklı görünmez. Ancak hücreler kansere dönüşürken, bağışıklık sisteminin antijen (yabancı madde) olarak tanıyabileceği proteinler yayarlar. Vücudumuzda bulunan ordumuzdaki askerlerden T hücreleri (terörle mücadele timleri gibi)) ve doğal öldürücü askerlerimiz olan hücreler (NK hücreleri- Doğumdan itibaren vücutta mevcut olan ve enfeksiyonlara karşı hemen savunma sağlayan hücrelerdir-) başlıca olmak üzere, bağışıklık hücreleri gerçek bir kanser gelişmeden önce genellikle tepki verir ve bu süreci yayılmadan durdurabilir. Ancak kanser gelişim sürecinde kanserli hücreler bağışıklık sisteminden kaçma yeteneği geliştirir; kanser bir gecede oluşmaz, bunun için belli bir süre gereklidir. Sağlıklı hücreler kanser hücreleri olma yolunda ilerlerken, genetik bilgilerini mutasyona uğratıp değiştirebilirler. Bu mutasyonlardan bazıları, bu hücrelerin bağışıklık sistemi tarafından tespit edilmekten kaçınmalarını sağlar. Diğerleri, kanser hücrelerinin büyüme hızlarını artırmalarına ve normal hücrelerden çok daha hızlı çoğalmasına izin verir. Bu süreç bağışıklık sistemini bunaltarak kanserin kontrolsüz büyümesini sağlar. Yani aslında ortada çöken bir bağışıklık sistemi (ya da ordu) yoktur. Ancak düşmanın tanınmasında bir zafiyet vardır. Zaten kanser tedavisindeki immünoterapi dediğimiz yöntem de orduyu eğitip bu zafiyetin giderilmesini sağlar.

Burada, bazı virüslerin (HPV, hepatit C, hepatit C, EBV, HTLV-1, KSHV gibi) farklı mekanizmalarla bazı kanserlere yol açabileceğine de değinmek lazım (1).

Özetle; kanserin grip gibi olduğu ve kanser olan kişilerin savunma sistemlerinin çöktüğü iddiası yanlış ve gerçekten uzaktır. Kanser olan kişileri tedaviden mahrum edebilecek çok tehlikeli ve sorumluluk yükleyen kanıtsız bir iddiadır (2).

Not: Bu içerikte geçen 1 ve 2 numaralı referans ile kitabın ilerleyen sayfalaulaşabilirsiniz.

Kaynaklar

  1. American Cancer Society (başlık alınamadı) ↩
  2. Genes Dev | Mobile ↩

Bu içerik genel bilgilendirme amacıyla sunulur; tıbbi muayene, tanı ve tedavinin yerine geçmez.