Pazar sohbeti
Nisa Cem Ören ·
Özet
Nisa Cem Ören'in sunduğu "Pazar sohbeti"nde konuk, medikal onkolog Dr. İlyas Şahin. Dr. Şahin, Hacettepe Tıp Fakültesi'nde okurken hocalarının ve ailesinin çoğunun karşı çıkmasına rağmen okulu bir yıl dondurup ABD'de bir laboratuvarda çalıştığını anlatıyor. Bu kararı, "fırsatlar ertelenmez; en kötü ihtimalle tecrübe kazanır, dil öğrenirsin" diyen yaşlı bir hocasının tavsiyesiyle verdiğini söylüyor. Mezuniyetten sonra ABD'de araştırma görevlisi olarak çalışmış, ardından dahiliye asistanlığını ve onkoloji yan dal eğitimini tamamlamış. Ona göre ABD'deki akademik ortam hatayı azarlayarak değil sabırla karşılıyor ve "bilmiyorum" demeyi doğal kabul ediyor. ABD'de araştırma yapmak isteyen öğrencilere önce neden bunu istediklerini netleştirmelerini öneriyor. Akademik kariyer hedefleyenlere en az iki-üç yıllık bir araştırma dönemi tavsiye ediyor. Gönderilen e-postaların çoğunun yanıtsız kalacağını, bu yüzden sabırlı olmak gerektiğini söylüyor. Tanımadıkları kişilerden referans mektubu istememelerini, çok ünlü hocalar yerine genç hocalara yazmayı da tavsiye ediyor. Onkolojiyi hızla değişen, araştırmanın yoğun olduğu ve organlara göre uzmanlaşılan bir alan olarak tanımlıyor; kendisi sindirim sistemi kanserleriyle ilgileniyor. Kanser tanısını hastaya anlatmanın ve güven vermenin zorluğuna değiniyor. Twitter'da kanserle ilgili abartılı haberlere ve kanıtsız tedavi iddialarına karşı bilgilendirme yaptığını, bitkisel ürünlerin bile zarar verebileceğini anlatıyor.
Öne çıkanlar
- Dr. Şahin, tıp eğitimi sırasında okulu bir yıl dondurup ABD'de bir laboratuvarda çalışmasının kendisine vizyon kattığını söylüyor.
- ABD'deki eğitim ortamında hataların azarlanmadan, sabırla karşılandığını ve "bilmiyorum" demenin normal görüldüğünü anlatıyor.
- Araştırma pozisyonu arayanlara önce amaçlarını netleştirmelerini öneriyor: ABD'ye geçiş için bir basamak mı, yoksa gerçekten akademik bir hedef mi?
- Akademik kariyer düşünenlere en az iki-üç yıllık araştırma dönemi tavsiye ediyor. Laboratuvar çalışmalarında yayının genellikle birkaç yıl sürdüğünü hatırlatıyor.
- E-postaların çoğunun yanıtsız kalacağını, sabırlı olmak gerektiğini belirtiyor. Tanımadıkları kişilerden referans istememelerini ve genç hocalara başvurmalarını öneriyor.
- Laboratuvar deneyiminin, klinisyen olarak laboratuvardan hastaya geçişi (translasyonel bakışı) düşünebilmesini sağladığını söylüyor.
- Onkolojiyi hızla değişen ve organlara göre uzmanlaşılan bir alan olarak tanımlıyor. Kendisi yemek borusu, mide, karaciğer ve safra kesesi gibi sindirim sistemi kanserleriyle ilgileniyor.
- Kanıtlanmamış tedavilerin, umutsuz hastaların duygusal olarak sömürülmesine yol açtığını vurguluyor. Bitkisel ürünlere karşı olmadıklarını ama kanıt aradıklarını, aşırı kullanımın zarar verebileceğini söylüyor.
Bölümler
- · Açılış ve konuğun tanıtımı
- · Hacettepe'den ABD'ye: okulu dondurma kararı
- · Sıfır tecrübeyle laboratuvar ve hocanın tavsiyesi
- · Mükemmeliyetçilik, hata ve "bilmiyorum" diyebilmek
- · ABD'de araştırma pozisyonu nasıl bulunur?
- · Akademik hedef, maaş ve referans mektupları
- · Klinik hedefli adaylar ve genç hocalara başvuru
- · Araştırma yılları ve soru sorma kültürü
- · ABD'de onkoloji yan dalı ve uzmanlaşma
- · Kanser tanısını hastaya anlatmak
- · Twitter'da kanser yanlış bilgisiyle mücadele
- · Kanıtlanmamış tedaviler ve kapanış: sabır
Özet, videonun otomatik altyazılarından hazırlanmıştır.